İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla kurulan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleşen müdahaleye dair çarpıcı iddialar gündeme geldi. Filonun yaptığı açıklamaya göre, İsrailli yetkililer, gözaltı sürecinde aktivistlere yönelik fiziksel şiddet ve cinsel istismar uygulamakla suçlanıyor. Sosyal medya üzerinden paylaşılan bildiride, “Müdahale sırasında tecavüz de dâhil olmak üzere en az 15 cinsel istismar vakası yaşandı. Bazı kişiler, yakın mesafeden plastik mermilerle vuruldu ve birçok kişinin kemikleri kırıldı” ifadelerine yer verildi.
Aktivistlerin maruz kaldığı işkence ve istismar anlarının detaylandırıldığı açıklamada, eylemcilerin ABD tarafından inşa edilen ve finanse edilen INS Nahshon isimli gemiye götürüldüğü belirtiliyor. Gözaltına alınanların burada “işlemden geçirildiği” ve karartılmış konteynerlerde gruplar halinde İsrail ordusuna bağlı komando birlikleri tarafından şiddete maruz kaldığı ifade edildi.
Daha önce benzer bir filo görevine katılan Yassine Benjelloun, gözaltına alınma anını şu şekilde anlattı: “Beni karanlık bir konteynere attılar. Bir anda ‘İsrail’e hoş geldiniz’ sesini duydum. Ardından vurmaya başladılar, önce başıma, sonra kaburgalarıma. Yere düştüm ve tekmelendim. İnsanların çığlıklarını duydum ama birden her şey sessizleşti. Ne olduğunu anlamadım.”
Filonun açıklamasında, gemiye bindirilen aktivistlerden Veronica Otero’nun üç gün boyunca gözaltında tutulanlara uygulanan muamele hakkında verdiği ifadeler de dikkat çekti. Otero, “Hepsi çeşitli şekillerde kötü muameleye maruz kaldı. Tek bir kişi bile zarar görmeden çıkmadı. 36’dan fazla kemik kırıldı; kaburga, göğüs kafesi, omuz ve sırt bölgelerinde çok sayıda kırık oldu. İnsanlar büyük acı çekiyordu. Kırık kaburgalar nedeniyle nefes almakta zorlananlar vardı” dedi.
Küresel Sumud Filosu’nun açıklamasında, gemide tecavüz ve silah kullanılarak yapılan tacizler de dâhil olmak üzere en az 12 cinsel istismar vakasının yaşandığı iddia edildi. İsrailli güvenlik güçlerinin, filodaki gönüllüleri yüzlerinden, boyunlarından ve vücutlarının farklı bölgelerinden elektrik şokuna maruz bıraktığı belirtildi. Bazı aktivistler, teşhir amaçlı üst aramalarının yapıldığını, bu süreçte fotoğraflarının çekildiğini ve İsrailli yetkililerin kendileriyle alay ettiklerini ifade etti. Başka bir aktivist ise gözaltı sürecinde İsrailli yetkililerin, filo üyelerine zarar vermek için açıkça zevk aldığını öne sürdü.
Açıklamada, Filistinlilere uygulanan ağır baskıya da vurgu yapılarak, “Dünyanın gözü katılımcılarımızın yaşadığı acılara çevrilmişken, bu durumun İsrail’in Filistinli rehinelere her gün uyguladığı vahşetin sadece küçük bir örneği olduğunu yeterince vurgulayamıyoruz” denildi.
İngiltere merkezli Reuters haber ajansına konuşan İtalyan aktivist Luca Poggi, İsrail’in gözaltına aldığı kişileri serbest bırakmasının ardından yaşadıklarını anlattı. Poggi, “Kıyafetlerimiz çıkarıldı, yere itildik ve tekmelenmeye maruz kaldık. Birçoğumuza elektrik şoku uygulandı, bazıları cinsel istismara uğradı ve avukata erişim hakkımız olmadı” dedi. İspanyol bir aktivist ise gemideki karanlık bir konteynere zorla konulduğunu belirtti. Açıklamasında, “Dört kişi beni duvara itti ve yüzüme vurmaya başladı. Yere düştüm, tekrar kalktım ve yine yere düştüm” ifadelerini kullandı.