Virginia Evans’ın “Muhabbet” Kitabından Etkileyici Alıntılar

Virginia Evans’ın

Virginia Evans’ın mektuplardan oluşan ödüllü eseri “Muhabbet”, Ergin Kaptan’ın çevirisiyle Türkiye’de okurlarla buluştu. Yazarın ilk romanı olan bu eser, okuyucuları doğrudan zihnin, hafızanın ve vicdanın derinliklerine davet ediyor. Evans, kitabını “bir yas ve hayal kırıklığı” olarak tanımlarken, “Muhabbet” üç farklı dalda Goodreads Okur Ödülleri finalisti oldu. İşte Ceren Kaan’ın “Muhabbet” kitabından öne çıkan bazı alıntılar:

“Kitap okumayan bir insana asla güvenemem.”
“Halimden memnunum. Zaman zaman, tuhaf anlarda aklıma geliyor o soru: Bir insan neden çocuğundan vazgeçer?”
“İnsan dünyaya bir kere geliyor. Bu hiç adil değil. Öyle değil mi?”
“Gördüğüm kadarıyla yasın paylaşılmasının iki sonucu oluyor. Ya birbirinize kenetleniyorsunuz ve acınızı birlikte yaşamak için mücadele ediyorsunuz ya da her şeyi akışına bırakıp aşılamayacak bir duvarla karşılaşıyorsunuz.”
“Bizim payımıza ikincisi düştü.”
“Sana o patikayı hiç tarif ettim mi? Bir yere yazarken orayı tarif edip etmediğimi hatırlamıyorum.”
“Patikadan aşağı tek başıma yürümeyi seviyorum.”
“Tabii bir de suyun tuzlu ve yoğun kokusu ile çürüyen ağaç gövdelerinin ve sonbahardan kalan yaprakların kokusu var. Tüm bunları çok seviyorum ama bir bakıma melankoliye de sürükleniyorum.”
“Bunu tam olarak açıklamak zor. Aynı anda hem muhteşem hem de melankolik.”
“Merak ettim, kitap okumayı sever misin? Kitap okumayan bir insana asla güvenemem.”
“Gerçi doktorum yakında kör olacağımı söylüyor. O gün geldiğinde sanırım bizzat okuyamayan biri olacağım.”
“Unutma: Kelimeler, özellikle yazılı olanlar ölümsüzdür.”
“Mektupların bazılarını karmaşık duygularla tekrar tekrar okudum. Bir yandan beni o zamana geri götürdüler, bu çok güzel bir duyguydu.”
“Tam olarak nostalji diyemem, daha çok rahatlamak gibi bir şeydi. O zamanki halimize duyduğum sempatiydi belki.”
“Dünya bu kadar küçüldüğüne ve herkes bir o yana bir bu yana gittiğine göre hepimiz her şeyden biraz içeren hazır karışımlar değil miyiz?”
“İnsan, insandır. Ünlü ya da değil.”
“Birbirimize tutunabilir miydik? Bunu hep merak ettim.”
“Elimizden geleni yaptık. Yetmedi.”
“Şimdi ölüm döşeğindeyken her şey eskisinden daha basit görünüyor. Yaşamaktan bahsediyorum.”
“Paralel evren diye bir şey yok. ‘Şöyle olsaydı böyle olurdu’ demek anlamsız.”
“İletişime kıymet verilmesi gerektiğine inanıyorum.”
“Unutma: Kelimeler, özellikle yazılı olanlar ölümsüzdür.”
“Fakat insan hayatını sayfalara emanet etmişse az önce tarif ettiğim trajedi gerçekleşmez. Düşünün bir…”
“İnsanın başkalarına gönderdiği mektuplar, aldığı cevaplarla birlikte muhteşem bir yapbozun parçaları gibidir. Bu halkalar hiçbir zaman bir araya getirilmese bile, mektubun sahibi olan kişinin hayat hikâyesinin bir şekilde muhafaza edildiğini düşünmek harika değil mi?”

Yazar: Yusuf Arslan

Author: Emre Kurt