
Küresel piyasalarda temmuz ayının son günleri yüksek oynaklıkla geçiyor. Özellikle Körfez’de artan jeopolitik gerilim, yükselen petrol fiyatları ve teknoloji sektöründeki satış baskısı, yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde azalttı.
ABD’de petrol fiyatlarının kısa süreliğine varil başına 100 doların üzerine çıkması, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekti. Bu gelişmeyle birlikte piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler yeniden şekillenirken, ABD tahvil faizleri de son yılların en yüksek seviyelerine yükseldi.
Petrol ve faiz endişesi aynı anda büyüyor
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesi, tahvil piyasalarında da sert hareketlere neden oldu. Özellikle 30 yıllık ABD tahvil faizinin küresel finans krizinden bu yana ilk kez yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkması, yatırımcıların riskten kaçış eğilimini güçlendirdi.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) eylül ayında yeni bir faiz artırımına kapı aralaması da küresel piyasalardaki satış baskısını artıran gelişmeler arasında yer aldı.
ING Küresel Piyasalar Başkanı Chris Turner, piyasanın Fed’in enflasyonla mücadelede kararlılığını koruyacağına inandığını belirterek, bu eğilime karşı pozisyon almanın riskli olabileceğini ifade etti.
Yapay zekâ harcamaları teknoloji hisselerini vurdu
Piyasalardaki satışların bir diğer nedeni ise teknoloji sektörü oldu. Google’ın çatı şirketi Alphabet’in yapay zekâ yatırımları kapsamında sermaye harcamalarını artıracağını açıklaması ve Tesla’nın nakit tüketimine ilişkin endişeler, teknoloji hisselerinde sert satışları beraberinde getirdi.
“Magnificent Seven” (Muhteşem Yedili) olarak bilinen teknoloji devlerinin toplam piyasa değeri tek günde yaklaşık 800 milyar dolar eridi.
Bu gelişmelerle birlikte S&P 500 endeksi haziran sonuna göre yüzde 1,2 gerilerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite Endeksi ise temmuz ayında yüzde 7’nin üzerinde değer kaybetme yolunda ilerliyor.
Trump’ın İran açıklaması yakından izleniyor
Jeopolitik riskler de yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik “bugüne kadarki en büyük saldırıyı” değerlendirdiğini söylemesi, piyasalarda belirsizliği artıran başlıca gelişmelerden biri olarak öne çıktı.
Bunun yanında Japon yeni üzerindeki baskı nedeniyle Japonya’nın döviz piyasasına müdahale edebileceği beklentileri yeniden güç kazanırken, ABD’nin yaklaşık 60 ticaret ortağına yönelik yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında değişen yeni gümrük tarifelerini açıklaması da küresel ticaret görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Piyasaların gözü kritik haftada
Önümüzdeki hafta küresel piyasalar açısından yoğun bir veri gündemi bulunuyor.
Apple ve Microsoft başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı bilançolar, Fed’in faiz kararı, ABD enflasyon verileri ve istihdam göstergeleri, piyasaların kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olacak.
Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi, tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalması ve jeopolitik risklerin devam etmesi halinde küresel piyasalarda dalgalanmanın bir süre daha etkisini koruyabileceğini değerlendiriyor.
