Bartın’da yaşanan çocuk istismarı olayında, Amasra’da 13 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik cinsel istismar suçlamasıyla 33 kişi tutuklandı. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resmi açıklamasının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da çocuğun koruma altına alındığını belirtti ve sürecin takibinin kendileri tarafından yapılacağını ifade etti. Olayla ilgili olarak bir çocuk dâhil üç kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, yaşanan bu trajik olayla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Bankoğlu, “Amasra’da 36 kişi tarafından sistemli bir şekilde istismara uğrayan 13 yaşındaki bir çocuk, ülkemizdeki çocuk koruma sisteminin ne denli büyük bir çöküş içerisinde olduğunu göstermektedir. Bu durum, bir gecelik bir olay değil; bir buçuk yıl süren sistematik bir karanlıktır. Mahkeme, mağdur ve sanıklar arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi için Ocak 2025 ile Mayıs 2026 tarihleri arasında tüm HTS ve baz istasyonu verilerini talep etmiştir. 13 yaşındaki çocuk, tam 500 gün boyunca faillerin elinde kalırken, yetkililer neredeydi? Bu çocuk nasıl oldu da bir buçuk yıl boyunca kimse tarafından fark edilmedi?” diye sordu.
Bankoğlu, Amasra’da yaşanan olayın eğitimden uzak, yoksulluk içinde büyüyen bir çocuğun dramı olduğunu vurguladı. “300-500 lira karşılığında pazarlık yapıldı; bir sanık istismarı ‘ekmek, yemek karşılığında’ olarak tanımladı. Normal bir ülkede büyük bir yankı uyandırması gereken bu vahşetin karşısında iktidarın ve yetkili kurumların sessiz kalması, politikaların ne denli köreldiğini göstermektedir. 13 yaşında bir çocuk ve 36 istismarcı; bu tablo sadece adli bir vakadan ibaret değil, siyasi, hukuki ve toplumsal bir çöküşün özeti” dedi.
Aysu Bankoğlu, “13 yaşındaki bir çocuğun nasıl böyle bir karanlığa düştüğünü düşündüğümüzde, Milli Eğitim ve Aile Bakanlıkları ne yapıyordu?” diyerek, sistemin de bu olayda büyük bir suç payı olduğunu ifade etti. Sanıkların büyük bir kısmının 2004, 2005, 2006 ve 2007 doğumlu olduğunu belirten Bankoğlu, “Bu durum, çocukları koruma ve suç önleme mekanizmalarının tamamen iflas ettiğini göstermektedir” dedi.
Açıklamasında mağdur çocuğun Adli Görüşme Odası’nda “kan kustum” ifadesini kullandığını belirten Bankoğlu, yetkililerin mağdur çocukları korumak yerine propaganda yapmakla meşgul olduğunu söyledi. “Bu durum, Saray’ın ‘Aile Nüfus On Yılı’ politikasının, Türkiye’nin gerçeklerinden uzak bir zihniyetin eseri olduğunu ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Son olarak, sokaklarda çocukların uyuşturucu tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini ve okulların boşaldığını ifade eden Bankoğlu, “Çocuklar eğitimden koparılmış, işçi yapılmış durumda. Hal böyleyken, hükümetin aile planlaması adı altında cinsiyetçi dayatmalarda bulunması halkın aklıyla alay etmektir” diyerek sözlerini tamamladı.